|
|
|
 |
Okunma |
|
188 |
Facebookta Paylaş
Bizim eve de buyursun!
Bir zat Ramazan’da hiç evine gelmez, boyuna davetli davetsiz iftarlara gidermiş. Bir akşam birisi evine gelerek: -Bu akşam sizin efendiyi filan yerde iftara davet ediyoruz, buyursunlar,deyince,
Evin hanımı:
-Ramazan neredeyse bitecek, efendiyi gören yok. Siz görebilirseniz söyleyin. Bir gece de kendi evinde iftara buyursun!
__________________
Borcun var mı?
Bir ramazan günü III. Mustafa'nın veziri Koca Ragıp Paşa'nın konağında yapılan sohbet esnasında Ragıp Paşa Şair Haşmet'e hitaben:
- 'Senin de borcun var mı Haşmet?' diye sorar ve ondan sonra şu cevabı alır:
- Evet efendim, mahalle bakkalına bin kuruş, kasaba beş yüz kuruş...
Ragıp Paşa sorusunun anlaşılmadığını düşünerek şu açıklamayla birlikte tekrarladı sorusunu:
- 'Ben onu sormuyorum, oruç borcun var mı?'
Şair Haşmet bu soruyu şöyle cevaplamış: - Paşam, oruç borcunu Allah sorar; sizin soracağınız kul borcudur. __________________
Bunları Ramazana Verin
Vaktiyle adamın birisi her şeyin en güzelini bir yana ayırır, “Hanım bunu Ramazan'a sakla” dermiş. Gel zaman git zaman Ramazan ayı gelmiş, güzel güzel yemekler pişmeye, iftar sofraları dolup taşmaya başlamış.
Günlerden bir gün kapıya bir dilenci gelmiş ve Allah için bir yardım istemiş.
Kadın:
“Adın ne senin?” demiş.
“Ramazan”
“Ramazan mı? Dur öyle ise...”
Evde ne kadar ayrılmış güzel yiyecek, içecekler varsa kaplara doldurmuş.
“Al git bunları, bizim bey sana saklıyordu” demiş.
Halim Mecalim yok
Sohbet sırasında Bektaşi’ye sormuşlar:
-Baba Erenler niçin oruç tutmazsın?
Bektaşi’de mazeret hazırdır:
-Vallahi tutmak isterim ama halim mecalim yok.
Bektaşi’yi zorda bırakmak için bir soru daha sorarlar:
-İftara çağırsalar gider misin?
-Doğrusu ne yapar eder giderim.
Bektaşi’nin bu cevabına itirazlarını bildirirler:
-Bu nasıl olur? Allah’ın emrini dinlemiyorsun da kulların davetini kaçırmıyorsun!
Bektaşi’nin cevabı hazırdır:
-Bunda şaşılacak ne var? Bilirsiniz ki Cenabı Hak merhametlilerin merhametlisidir ve affedicidir. Fakat insanlar böyle midir? Onlar, en küçük bir sebepten güceniverirler. Bunun için kulların davetlerini kaçırmamak gerekir
Niyet
Bektaşi'ye, sahurda sorarlar:
– Oruca nasıl niyet etmeli?
Bektaşi, tıka basa yedikten sonra cevap verir: – Dayanırsam tutarım, dayanamazsam yutarım diye niyet edip ağzını çalkalamalı.
Bir gün Erzurum kahvelerinden birinde insanlar iftar vaktinin gelmesini beklerken o anda içeriye biri hızla ve şiddetle girmiş -abi çabuk goşu gelin bi tenesi orucuni tutmii basir cigara içirdi gözümün ögünde kahveden biri cevap verir -ola tamam bi dur neye fenikisen habu çayımi içim gelirem
Adamın biri yürürken bi çocuk görür ve çok sevimli bulduğu çocuğa senin adın ne bakiyım dur baş harfini söyle ben tahmin edeyim der çocuk cevap verir (Y)Adam başlar saymaya yasin çocuk başını sallar adam yusuf çocuk yine başını sallar adma bildiği tüm erkek isimlerini sayar ancak bulamaz çocuğun ismini bu kez kız isimlerini sayar ancak yine bulamayınca iyice sinirlenir ne senin adın diye çıkışır çocuğa Oda cevap verirYAMAZAN
Bizi De Yedirirsin!:::
Yalansa
Abartıcı bir kişi olarak tanınan hattat İzzet Efendi bir dostuna:
- Dün gece sabaha kadar oturdum, bir Kur’an yazıp bitirdim, demiş.
Az sonra dostu söze girmiş : - Geçen Ramazan’da Kandilli’ye, bir iftar yemeğine gidiyordum. Boğaziçi’nde öyle bir fırtına çıktı ki... Dalgalar bindiğim kayığı sahildeki minarelerin şerefelerine kadar çıkardı. Kayık dalgalar arasında sallanırken iftar oldu, toplar atıldı. Ben de sigaramı kandillerden yakıp orucumu bozdum.
Mustafa İzzet Efendi bağırmış :
-Yalan !..
-Yalansa, senin dün gece yazdığın Kur’an-ı Kerim çarpsın. __________________
Senede iki kez
Bayramın yaklaştığı günlerden birinde, iftar sırasında, misafirlerden biri:
-Keşke, Ramazan, senede iki kez gelse.
Aynı sofrada misafir bulunan Bektaşi, hemen şu cevabı verir:
-Öyleyse Ramazan gider gitmez neden bayram yaparsınız? İnsan, sevdiği gidince bayram mı yapar hiç!... __________________
|