Gitme, koca şehirde yapayalnızlık kalmak istemiyorum. Gidersen,
sensizliğin içinde hangi duvar avutabilir beni ? Bırakma beni
karanlıklara. Alışkın değilim sabahları sensiz uyanmaya. Gitme
umudum. Uçurumlardan esen rüzgarlarda tek başıma bırakma beni.
Acıya kanattığım umutlarımı toprakta ezip gitme. Düş yorgunu
gecelerde her sokakta seni aramak acıtır yüreğimi.Her köşede
sensizliğe ağıtlar yakmak sonum olur ömrümün. Dur gitme.
İçimdeki çocuğun ağlayacak hali kalmadı. Gidersen, uykulara
dalıp unutacağım mı sanıyorsun o gözlerini ? Sorarım sana ;
kolay mı tahta beşiklerde hasretini uyutmak ?
Yıllarca cebimde biriktirdiğim gözyaşlarımı sende kurutmuşken
gitme. Simsiyah bulutlar çöreklenmesin üzerime. Baharın koynunda
uyanırken gözlerimi karanlıklara kapatmayayım. Gitme ince sızım.
Uzak dağlarına yüreğimi sürüp sana koşmak isterdim ama sırtım
kanlı ve yüreğim yaralı. Buğulu camlarda bıraktığım düş
mavisi umutlarımı yetim bırakma. Sürgün misali yalnızlığında
soğuk prangaları sırdaş bilmek istemiyorum. Yitik bir yüreğin
baharlarında açmış dikenleri serme ellerime..Batarsa kanar, kanarsa
yaşayamaz yüreğim. Gitme. Ardından bakakalmasın gözlerim tozlu
yollara. İsyanlara bürünmesin gülen yüzüm. Ne olur gitme
alınyazım.
Acılarımı tütünle sarıp bir sigara dumanında çekerken içime,
gitme. Dayanamaz bu can gidişine. Rıhtımlara her gece gözyaşımı
boşalttırma beni. Ezik yüreğimi karların üzerine serme. Sana
koşan ayaklarımda hüznün kirli denizlerine sokma beni. Mavilerin
arasında kaybolur giderim. Umutlarımı alıp gitme gül yüreklim...
Hangi denize sığdırabilirim ki sensizliğin acılarını .Hangi
ilaç dindirir sensizliğin sancılarını. Bu dert içimde kabuk
bağlar..Solmak istemiyorum kırık aynaların suretinde.Hazanlar girer
gelinciklerin gülümsediği bahçelere. Göğümden tüm göçmen
kuşlar kanatlanır ucsuz bucaksız diyarlara. Dur gitme. Yalınayak
sahillerde gezinmeyeyim. Ellerim dikenlerde avunmasın. Gidişinle
yüreğimi yaralarda bırakma ne olur...
Şiirlerim kederimle, yüreğim gidişinle ağlamasın. Gülen
gözlerime hicranlar inmesin. Bereketin ıslattığı toprağıma siyah
bulutlar çöreklenmesin. Uçurumlar büyümesin duvarlarda.
Pencerelerde kalmasın ıslak gözlerim. Yorgun düşmesin ayaklarım.
Gitme iki gözüm. Bırakma beni tek başıma firkatinde.Düş fakiri
olarak gezinmek istemiyorum şehrin ölüm kokan sessizliğinde.Ne olur
gitme sevdiğim...
Uyandırma beni ayrılıklarınla. Gitme diyen dudaklarım senden sonra
kanamasın. Üşümesin senin sevginle gülümseyen gönül bahçem.
Acılarımı unutmuşken sancının kavrulduğu ateşlerde ısıtma
beni. Benek benek açan çiçeklerim mevsimsiz solmasın.Saçlarına
düşen yıldızlar göğsüme ayrılığının hançerini
sokmasın.Gitme canımdaki son can...
Senin gözlerinden, senin yüreğinden başka bir sığınağım yok
sevdiğim.. Gitme ne olur.Yetim kalmasın yüreğim.
.............................. .........
" Karanlıklarıma bir avuç güneşin yetiyordu meğerse herşeyin
yalanmış. Bir Kasım günü ait olduğun kollara geri döndün. Bir
nefes sanmıştım seni lakin bıçağın en keskin yerinde
kanattığın yüreğimi farkededim. Bilseydim gözlerinin yalan
olduğunu, bilseydim gözyaşlarınnda baharlarımın solduğunu.
Şimdi yüreğimin tozlu raflarında " yalnızlığa " gömdüm seni.
Gittin demiyorum sana çünkü sen bana hiç gelmemiştin ki ." bu
senin sözün.........